AKÇAABAT (Trabzon)’IN ACISU VE ESKİKÖY KÖYLERİNDE
EVLENME, HALK TAKVİMİ/METEOROLOJİ VE HALK HEKİMLİĞİ İLE İLGİLİ
BAZI GELENEKSEL UYGULAMALAR VE BİR TASNİF DENEMESİ (*)

Alparslan SANTUR (**)

Meltem Cingöz Santur’un Anısına

Giriş
Kültür Bakanlığı, eski adıyla Milli Folklor Araştırma Dairesi tarafından 1991 yılında Trabzon ilinde gerçekleştirilen halk kültürü konulu bir alan araştırması sırasında elde edilen ve söz konusu birimin Halk Kültürü İhtisas Arşivinde B.1991.0086-0089, 0091-0092 yer numaraları ile kayıtlı derlemeler bu çalışmanın kaynağını oluşturmaktadır. (1)

Çalışmada önce konuyla ilgili geleneksel uygulamalar; takibinde ise bu uygulamaların tasniflerine yer verilmiştir.

Tasnif sisteminden kısaca söz etmek gerekirse;

“Bütün bilimsel araştırmalarda olduğu gibi halk kültürü araştırmalarında da sınıflandırma temel bir basamak oluşturmaktadır. Sınıflandırma, birbirleriyle belirli ortak nitelikleri olan sayısız olguları belirli sayıda tiplere indirgemektir.” (Halk Kültürü Belgeliği Kümeleme Kılavuzu, 2001: II)

Kültür Bakanlığı, eski adıyla Milli Folklor Araştırma Dairesi bünyesinde bulunan Halk Kültürü İhtisas Arşivindeki belgeler, söz konusu ana tema çerçevesinde, aşağıdaki şekilde tasnif edilmektedir:

Kadro Bölümlenmesi ve Numaralanması
Kadro
100 Kategori
100.1 Küme
100.1.1 Sınıf
100.1.1.1 Bölüm
100.1.1.1.1. Alt Bölüm
100.1.1.1.1.1. Alt Bölüm Altı
…………

Kadrolar
A Genel Halkbilim
B Dil
C Bibliyografya
D Aşık-Tekke Edebiyatı
E Anlatmalar
F Halk Şiirleri
G Kalıplaşmış Sözler
H Yaşamın Dönüm Noktaları
İ Halk Bilgisi
J Bayramlar, Törenler, Kutlamalar, Özel Günler
K İnanışlar
M Geleneksel Türk Tiyatrosu
O Oyun-Spor
P Halk Oyunları
R Halk Müziği-Diğer Müzik Türleri
T Geleneksel Halk Sanatları
U Mimari
V Beslenme
Y Dünya Dilleri
Z Coğrafya

1.Bölüm

21.07.1991 tarihinde Akçaabat ilçesine bağlı Eskiköy Köyünde gerçekleştirilen çalışmada gençlerin evlenme yaşı, eş seçimi, çeyiz, kız isteme, söz kesme, başlık, nişan, kına, düğün, vb. çevresinde oluşan (Evlenme Gelenekleri) ve bu geleneklerin geçmişten günümüze değişimi (Kültür Değişimi) üzerinde durulmuştur.

Arşiv Yer No: B.1991.0086-0089

Teknik Bilgiler
-Derleme Tarihi : 21.07.1991
-Derleyici : Folklor Araştırmacısı Meltem Emine Cingöz
-Ses Kayıt Cihazı: Nagra
-Ses Bantı : Ampex
-Ses Kayıt Hızı : 9.5 cm/sn

Derleme Ali Rıza ve Hava Ak’ın evinde, önceden hazırlanan soru listeleri yardımıyla kaynak kişilerle görüşme şeklinde gerçekleştirilmiş olup ses kayıtlarının yanı sıra, not tutulmuştur.

Kaynak Kişiler
-Hava Ak, Okuma-Yazma Yok, Evli, 15 Yaşında Karpınar Köyünden gelmiş, 9 çocuğu var.
-Hatun Tosun, Evli, Çocuğu yok, Eskiköy Köyü doğumlu.

Tasnif
A Genel Halkbilim→ A 600 Kaynak kişi ile iletişimde kullanılan araç gereçler, derleme işlemi ile ilgili bilgilerin sınıflandırılması→A 600.1 Kaynak Kişiye Soru Sorma, Onunla İlişki Kurma Tekniği→A 600.2 Derlemelerin Araç-Gereçle Belirlenmesi. (Yazı, Ses Kayıt Cihazı, Slayt, Video Kayıt, vb.)→A 600.4 Kaynak Kişi ile İlgili Bilgiler →A 600.5 Derleyici→ A 600.5.1 Kaynak Kişiden Derleyen.

Evlenme Gelenekleri ile İlgili Bazı Uygulamalar

Evlenme Yaşı, Eş Seçimi
Eskiden 13-15 olan kızların evlenme yaşı, günümüzde daha iyi bir kısmet beklentisiyle 17-20 yaş olmuştur. (Kaynak kişilerden birisi 13 yaşında evlendiğini söylemiştir.) Aynı durum erkekler için de söz konusu olup, onlar da daha iyisi olsun (!) beklentisiyle, 20-25 yaşlarında evlenmektedirler.

Tasnif
H Hayatın Dönüm Noktaları→H 400 Evlenme→H 400.2 Evlilik Öncesi→H 400.2.1 Kızların ve Erkeklerin Evlenme Yaşı.

Evlenme Şekli
Eskiden görücü usulü yaygındı. Eşlerin birbirlerini tanımaları mümkün değildi. (Kaynak kişi eşini hiç görmeden, onunla konuşmadan evlendiğini belirtmiştir.)

Tasnif
H Hayatın Dönüm Noktaları→H 400 Evlenme→H 400.3 Evlilik Öncesi Aşamalar→H 400.3.1 Eş Seçme→H 400.3.1.1 Görücü Usulü.

Söz Kesme
Kız evine üçüncü kez gidildikten sonra söz kesilir. Bu durum, eskiden havaya silah atılarak belirtilirken, günümüzde bu uygulama kalkmıştır. Anadolu’da Cuma günleri kutsal olarak görülmekle birlikte, aksi bir durumun gerçekleşeceği düşüncesiyle, köyde söz kesimi genellikle Perşembe günleri gerçekleştirilmektedir.

Tasnif
-H Hayatın Dönüm Noktaları→H 400 Evlenme→H 400.3.5 Söz Kesme→H 400.3.5.5 Yapılan Uygulamalar.
-K İnanışlar→K 100 Uğur-Uğursuzluk.

Başlık
Eskiden başlık uygulaması varken, günümüzde kalktığı belirtilmiştir.

Tasnif
H Hayatın Dönüm Noktaları→H 400 Evlenme→H 400.4 Başlık, Takı, Kalın→H 400.4.1 Başlık.

Nişan
Kız evinde gerçekleşen ve hazırlıkların kız evi tarafından yapıldığı nişanda konuklara yemek ikram edilir. Eskiden yemekten sonra sofralar toplanırken konukların eline su dökülür ve onlar da para bırakırlardı.

Tasnif
-H Hayatın Dönüm Noktaları→H 400 Evlenme→H 400.5 Nişan-Düğün Arası→H 400.5.1 Nişan→H 400.5.2.4 Nişan Yemeği.
-V Beslenme Kültürü→V 700 Belirli Zamanlara Özgü Yemek-Yiyecek, İçecekler, Toplu-Törensel Yemekler→V 700.4 Kız İsteme, Söz Kesme, Nişan İkramları.

Düğün Zamanı (Büyük Düğün)
Gelinin ömrünün kısa olacağı inancıyla, iki bayram arası düğün yapılması iyi karşılanmamaktadır.

Tasnif
-H Hayatın Dönüm Noktaları→H 400 Evlenme→H 400.5.5 Düğün Tarihi.
-K İnanışlar→K 100 Uğur-Uğursuzluk.
-J Bayramlar-Törenler, Kutlamalar, Özel Günler→J 100 Bayramlar→J 100.1 Dini Bayramlar.

Düğüne Çağrı
Köyün ileri gelenleri ile köy dışındaki köylerin muhtarları düğüne çağrılırken tavuk götürülür.

Tasnif
H Hayatın Dönüm Noktaları→H 400 Evlenme→H 400.6 Düğün Öncesi→H 400.6.2 Düğün Çağrısı→H 400.6.2.1 Çağırırken Verilenler.
Kına (Kına Düğünü)
Büyük düğünün başladığı günün akşamı kız evinde kına düğünü yapılır. Kadınlar, kızın giysilerinin ve kınanın içinde olduğu bir siniyi getirirler ve kıza kına yakılır.

Tasnif
H Hayatın Dönüm Noktaları→H 400 Evlenme→H.400.7 Düğünün Günleri→H 400.7.3 Kına→H 400.7.3.1 Kız Kınası→H 400.7.3.1.1 Zamanı→H 400.7.3.1.2 Verilen İsimler.

Çeyiz
Eskiden (Asma) adı verilen ve en fazla on kadar keten dokumadan oluşan çeyiz bohçası hazırlanırdı.

Tasnif
H Hayatın Dönüm Noktaları→H 400 Evlenme→H 400.7.4 Çeyiz.

Gelin Alma
Belli bir yoldan gelin almaya gidenler, iyi karşılanmadığı gerekçesiyle, gelini aldıktan sonra başka bir yoldan geriye dönerler.

Tasnif
-H Hayatın Dönüm Noktaları→H 400 Evlenme→H 400.7.8 Gelin Alma→H 400.7.8.5 Giderken Yolda Yapılanlar→H 400.7.8.7 Dönerken Yolda Yapılanlar.
-K İnanışlar→K 100 Uğur-Uğursuzluk.

Gelinin Yeni Evine Gelmesi, Doğacak Olan Çocuğun Cinsiyetini Belirleme
Gelin yeni evine geldikten sonra, doğacak olan ilk çocuğunun erkek olması amacıyla, kucağına bir erkek çocuk oturtulur. O da çocuğa bir mendil verir.

Tasnif
-H Hayatın Dönüm Noktaları→H 400 Evlenme→H 400.7.8.9 Gelini İçeri Alma.
-H Hayatın Dönüm Noktaları→H 100 Doğum→H 100.4 Doğum Öncesi Uygulamalar→H 100.4.3.1 Cinsiyet Belirleme

Erkek Düğünü
Kına düğününün ertesi günü erkek evinde erkek düğünü olur.

Kadın Düğünü
Gerdekten sonraki gün sadece kadınların katılımıyla kadın düğünü yapılır ve gelin için bahşiş toplanır.

Tasnif
H Hayatın Dönüm Noktaları→H 400 Evlenme→H 400.7.10 Düğünün Diğer Günleri ve Verilen İsimler.

2.Bölüm

24.07.1991 tarihinde gerçekleştirilen diğer çalışmada ise Akçaabat ilçesine bağlı Acısu Köyünde (Eski adı Koryana.) halkın takvim ve meteorolojik olaylar (Halk Takvimi, Halk Meteorolojisi) ve sağlık/hastalıkla ilgili geleneksel uygulamaları (Halk Hekimliği) tespit edilmeye çalışılmıştır.

Arşiv Yer No: B.1991.0091, 0092

Teknik Bilgiler
-Derleme Tarihi : 24.07.1991
-Derleyici : Folklor Araştırmacısı Meltem Emine Cingöz
-Ses Kayıt Cihazı: Nagra
-Ses Bantı : Ampex
-Ses Kayıt Hızı : 9.5 cm/sn

Derleme Ekrem ve Ayşe Bahadır’ın evinde, önceden hazırlanan soru listeleri yardımıyla kaynak kişilerle görüşme şeklinde gerçekleştirilmiş olup ses kayıtlarının yanı sıra, not tutulmuştur.

Kaynak Kişiler
-Ayşe Bahadır, 54 yaşında, okula gitmemiş, biraz okuma, yazma biliyor, evli, sekiz çocuk annesi.
-Ekrem Bahadır, 52 yaşında, ilk okul mezunu, evli.

Tasnif
A Genel Halkbilim→ A 600 Kaynak kişi ile iletişimde kullanılan araç gereçler, derleme işlemi ile ilgili bilgilerin sınıflandırılması→A 600.1 Kaynak Kişiye Soru Sorma, Onunla İlişki Kurma Tekniği→A 600.2 Derlemelerin Araç-Gereçle Belirlenmesi. (Yazı, Ses Kayıt Cihazı, Slayt, Video Kayıt, vb.)→A 600.4 Kaynak Kişi ile İlgili Bilgiler →A 600.5 Derleyici→ A 600.5.1 Kaynak Kişiden Derleyen.

Halk Takvimi-Halk Meteorolojisi İle İlgili Bazı İnanış ve Uygulamalar

Aylara verilen yerel isimler
Galandar (Ocak), Kücüg Ayi (Şubat), Mard (Mart), Aprıl (Nisan), Mayıs (Mayıs), Kiraz Ayi (Haziran), Orag Ayi (Temmuz), Avusdos (Ağustos), İstavrid (Eylül), Üzüm Ayi (Ekim), İsdiyanar (Kasım), Ayrit, Garagış Ayi (Aralık).

Tasnif
İ Halk Bilgisi→İ 500 Halk Takvimi (Zaman Ölçümü) →İ 500.3 Aylar→İ 500.3.1 İlkbahar Ayları→İ 500.3.1.1 Mart→İ 500.3.1.2 Nisan→İ 500.3.1.3 Mayıs→İ 500.3.2 Yaz Ayları→İ 500.3.2.1 Haziran→İ 500.3.2.2 Temmuz→İ 500.3.2.3 Ağustos→İ 500.3.3 Sonbahar Ayları→İ 500.3.3.1 Eylül→İ 500.3.3.2 Ekim→İ 500.3.3.3 Kasım→İ 500.3.4 Kış Ayları→İ 500.3.4.1 Aralık→İ 500.3.4.2 Ocak→İ 500.3.4.3 Şubat.

Ocak Ayı (14 Ocak-13 Şubat)
Genellikle kar fırtınası olduğu için insanlar evlerine çekilmektedir. İşlerin en durgun olduğu zamandır. Yeni yıla (Rumi takvime göre 14 Ocak.) girileceği zaman Galandar (Giresun, Artvin: Zemheri; Güneysu: Yeni Yıl; Hemşin: Büyük Ay-Özhan Öztürk) Eğlencesi düzenlenir. Köyün çocukları evleri dolaşarak topladıkları yiyecekleri yanlarındaki çantalara doldururlar. Daha sonra bir yerde toplanarak, eğlenirler. Galandar ve Kücük Ayi’nda eve bazı misafirlerin gelmesi iyi karşılanmamaktadır. Böyle bir durumda ineklerin doğuramayacağına, tavukların yumurta veremeyeceğine, evdeki eşyaların kırılıp, döküleceğine inanılmaktadır. Diğer yandan bazı misafirlerin de eve uğur getireceğine inanılmaktadır. Aynı durum, rençperlik ayı olan Mard için de geçerli olup, kısacası bu üç ay içinde eve gelenlerin bazılarının eve uğursuzluk getireceğine inanılmaktadır. Ancak buna inanmayanlar da mevcuttur. (Kalandarın gün sayması: 14 Ocak ve ardından gelen 11 gün boyunca, her gün bir ayla ilişkilendirilerek o günle ilgili hava durumuna göre bir yıllık ay, ay hava durumu tahmin edilmeye çalışılır.-Özhan Öztürk)

Tasnif
-İ Halk Bilgisi→İ 400 Halk meteorolojisi→İ 400.2 Meteorolojik Olaylar.
-İ Halk Bilgisi→İ 500 Halk Takvimi→İ 500.1 Yıl→İ 500.1.4 Yılbaşı→İ 500.1.4.1 Yılbaşına Dair İnanç ve Uygulamalar.
-İ Halk Bilgisi→İ 500 Halk Takvimi→İ 500.3 Aylar→İ 500.3.4 Kış Ayları→İ 500.3.4.2 Ocak.
-İ Halk Bilgisi→İ 700 Halk Ekonomisi→İ 700.1 Tarım ve Rençperlik.
-K İnanışlar→K 100 Uğur-Uğursuzluk.

Şubat Ayı (14 Şubat-13 Mart)
Şubat ayının bir gününü Ocak ve bir gününü de Mart ayının çaldığı inancıyla bu aya Kücük Ayi denilmektedir.

Tasnif
-İ Halk Bilgisi→İ 500 Halk Takvimi→İ 500.3 Aylar→İ 500.3.4 Kış Ayları→İ 500.3.4.3 Şubat.
-K İnanışlar.

Mart Ayı (14 Mart-13 Nisan)
Gurt Gızani inancına göre, eski takvim Mart 9’u gecesi kurtun yıkanmak için suya girdiğine ve güneş çıkıp, kuruduysa o senenin kurak geçeceğine; kuruyamadıysa yağmurun çok olacağına inanılmaktadır. Diğer yandan Mart ayıyla birlikte tarlalar gübrelenerek, ekime hazır hale getirilir.

Tasnif
-İ Halk Bilgisi→İ 500 Halk Takvimi→İ 500.3 Aylar→İ 500.3.1 İlkbahar Ayları→İ 500.3.1.1 Mart.
-İ Halk Bilgisi→İ 400 Halk Meteorolojisi→İ 400.1 Hava Tahmini→İ 400.1.3 Tahminde Yararlanılan Öğeler→İ 400.1.3.6 Hayvanların Durumu.
-K İnanışlar→K 300 Vücudun Parçaları-Varlıklarla-Sayılarla İlgili İnanışlar→K 300.8 Varlıklar→K.300.8.2 Hayvanlarla İlgili İnanışlar.
– İ Halk Bilgisi→İ 700 Halk Ekonomisi→İ 700.1 Tarım ve Rençperlik.

Nisan Ayı (14 Nisan-13 Mayıs)
Tarlalarda ekim işleri başlar.

Tasnif
– İ Halk Bilgisi→İ 500 Halk Takvimi→İ 500.3 Aylar→İ 500.3.1 İlkbahar Ayları→İ 500.3.1.2 Nisan.
– İ Halk Bilgisi→İ 700 Halk Ekonomisi→İ 700.1 Tarım ve Rençperlik.

Mayıs Ayı (14 Mayıs-13 Haziran)
Alçaktaki yaylaya çıkılır. Acısu denilen bir su kaynağına gidilir. Ağrılı yerler suyla yıkanır.

Tasnif
– İ Halk Bilgisi→İ 500 Halk Takvimi→İ 500.3 Aylar→İ 500.3.1 İlkbahar Ayları→İ 500.3.1.3 Mayıs.
– İ Halk Bilgisi→İ 700 Halk Ekonomisi→İ 700.5 Yaylacılık.
-İ Halk Bilgisi→İ 300 Halk Sağaltıcılığı→İ 300.4 Şifalı Olduğuna İnanılan Yerler→İ 300.4.2 Şifalı Sular→İ 300.4.2.2 Yıkanılan.

Haziran Ayı (14 Haziran-13 Temmuz)
“Kiraz ayi geldi sel ayi.”yerel deyişi doğrultusunda Haziran ayının çok yağmurlu geçmesi beklenir. Köy heyetinin kararıyla tespit edilen bir tarihte Palikli Dere’de bulunan İstingi Yaylasına çıkılır. Yaylaya çıkış bir şenlik havası içinde gerçekleşir, inekler süslenir, havaya silahlar atılır.

Tasnif
– İ Halk Bilgisi→İ 500 Halk Takvimi→İ 500.3 Aylar→İ 500.3.2 Yaz Ayları→İ 500.3.2.1 Haziran.
– İ Halk Bilgisi→İ 700 Halk Ekonomisi→İ 700.5 Yaylacılık.

Temmuz Ayı(14 Temmuz-13 Ağustos)
Çok sis olur. Otlar biçilir. Sığırlar otlatılır.

Tasnif
– İ Halk Bilgisi→İ 500 Halk Takvimi→İ 500.3 Aylar→İ 500.3.2 Yaz Ayları→İ 500.3.2.2 Temmuz.
– İ Halk Bilgisi→İ 700 Halk Ekonomisi→İ 700.1 Tarım ve Rençperlik.

Ağustos Ayı (14 Ağustos-13 Eylül)
Ot biçme işleri devam eder. Fındık, patates toplanır. Bu ay içinde esen çok şiddetli fırtınalar (Kesdane Karasi) olarak adlandırılmaktadır.

Tasnif
– İ Halk Bilgisi→İ 500 Halk Takvimi→İ 500.3 Aylar→İ 500.3.2 Yaz Ayları→İ 500.3.2.3 Ağustos.
– İ Halk Bilgisi→ İ 700 Halk Ekonomisi→İ 700.1 Tarım ve Rençperlik.

Eylül Ayı (14 Eylül-13 Ekim)
“Eylüle yokdur sözum getürür incir üzüm.” yerel deyişi çerçevesinde meyvelerin olduğu belirtilmektedir. Mısırlar biçilir, kurutulur.

Tasnif
– İ Halk Bilgisi→İ 500 Halk Takvimi→İ 500.3 Aylar→İ 500.3.3 Sonbahar Ayları→İ 500.3.3.1 Eylül.
– İ Halk Bilgisi→İ 700 Halk Ekonomisi→İ 700.1 Tarım ve Rençperlik.

Ekim Ayı (14 Ekim-13 Kasım)
Kış hazırlıklarının başladığı ay olup, yayladan inişler de tamamlanır. Yörede (Vargit) olarak adlandırılan bitkinin çiçek açması ile yayladan inme zamanının geldiği anlaşılmaktadır. (2)

Tasnif
– İ Halk Bilgisi→İ 500 Halk Takvimi→İ 500.3 Aylar→İ 500.3.3 Sonbahar Ayları→İ 500.3.3.2 Ekim.
– İ Halk Bilgisi→İ 700 Halk Ekonomisi→İ 700.5 Yaylacılık.

Hava Durumu
Havanın durumu yerel dilde (Ayam) olarak adlandırılmakta ve “Ayam açık.” veya “Ayam bozuk.” olarak ifade edilmektedir.

Tasnif
İ Halk Bilgisi→İ400 Halk Meteorolojisi.

Ay ve Güneş Tutulması
Ay tutulması yörede günahların çok olması ile açıklanırken, güneş tutulmasının savaşa yol açacağına inanılmaktadır.

Tasnif
K İnanışlar→K700 Doğa Olaylarını Etkilemek İçin Yapılan Dualar ve Pratikler (Yağmur Yağdırma-Güneş Çıkarma, vb.) →K700.9 Tutulmalar→K700.9.1 Ay Tutulması→K700.9.2 Güneş Tutulması.

3.Bölüm

Halk Hekimliği İle İlgili Bazı Uygulamalar

Baş Ağrısı (GüneşÇarpması)
-Tuzlu ayran başa sürülür.
-Tuzlu ayranın süzülüp, kalan kısmı başa sarılır.
-Tuzlu çiğ patates başa sarılır.
-Tuz, yoğurt ve sarımsak karışımı başa sarılır.

Tasnif
İ Halk Bilgisi→İ300 Halk Sağaltıcılığı→İ300.2 Hastalıklar→İ300.2.3 İnsan Hastalıkları→İ300.2.3.2 İç Hastalıklar→İ300.3 İlaçlar→İ300.3.2 Doğal Maddelerle Yapılan İlaçlar→İ300.3.2.1 Hayvansal Ürünler→İ300.3.2.2 Bitkisel Ürünler→İ300.3.2.3 Minaraller, Madenler.

Çıban
Yumurta, soğan ve sabun karışımı yaraya sarılır.

Tasnif
İ Halk Bilgisi→İ300 Halk Sağaltıcılığı→İ300.2 Hastalıklar→İ300.2.3 İnsan Hastalıkları→İ300.2.3.1 Dış Hastalıklar→İ300.3 İlaçlar→İ300.3.2 Doğal Maddelerle Yapılan İlaçlar→İ300.3.2.1 Hayvansal Ürünler→İ300.3.2.2 Bitkisel Ürünler→İ300.3.2.3 Minaraller, Madenler.

Yara
Tilki Kuyruğu (3) bitkisi ezilip lapa olarak, haricen yaraya sarılır.

Tasnif
İ Halk Bilgisi→İ300 Halk Sağaltıcılığı→İ300.2 Hastalıklar→İ300.2.3 İnsan Hastalıkları→İ300.2.3.1 Dış Hastalıklar→İ300.3 İlaçlar→İ300.3.2 Doğal Maddelerle Yapılan İlaçlar→İ300.3.2.2 Bitkisel Ürünler.

Yüksek Ateş
Hastanın gömleği veya bir çarşaf ayrana batırılır. Hasta, kızılağaç (4) yapraklarının da serili olduğu gömlek veya çarşafa sarılır.

Tasnif
İ Halk Bilgisi→İ300 Halk Sağaltıcılığı→İ300.2 Hastalıklar→İ300.2.3 İnsan Hastalıkları→İ300.2.3.2 İç Hastalıklar→İ300.3 İlaçlar→İ300.3.2 Doğal Maddelerle Yapılan İlaçlar→İ300.3.2.1 Hayvansal Ürünler→İ300.3.2.2 Bitkisel Ürünler.

Zehirli Böcek Sokması
Sokulan yer sıkılarak kanatılır ve ateşle dağlanır. Daha sonra yoğurt süzmesi sarılır.

Tasnif
İ Halk Bilgisi→İ300 Halk Sağaltıcılığı→İ300.2 Hastalıklar→İ300.2.3 İnsan Hastalıkları→İ300.2.3.2 İç Hastalıklar→İ300.3 İlaçlar→İ300.3.1 Kimyasal Maddelerle Yapılan İlaçlar→İ300.3.2 Doğal Maddelerle Yapılan İlaçlar→İ300.3.2.1 Hayvansal Ürünler.

Sonuç

Çalışmanın “evlenme” ile ilgili bölümünü, bu konuda çalışmalarını yoğunlaştıran eşim Meltem Cingöz Santur’dan alıntılanan görüşlerle değerlendirmek istiyorum:

“Evlilik, bağlı bulunulan kültürün gelenek görenek ve inançlarına göre şekillenir. Böylece de evlilik kurumu bir araya gelecek olan insanları ilgilendirmekten çıkıp, toplumsal bir kimliğe bürünmektedir. Evliliğin hazırlık aşamasından başlamak üzere sonuçlanıncaya kadar geçen süreçte uyulması zorunlu olan kurallar mevcuttur.

Evlenme geleneklerine genel olarak baktığımızda teknolojik gelişmelere paralel olarak bazı hususların değişime uğradığını görüyoruz. Özellikle şehir merkezlerinde geleneklerin bir kenara bırakılmasıyla gerçekleştirilen, birbiriyle aynı, batı özentisi düğün törenleri göz önüne alındığında evlenme ile ilgili geleneklerin tespit edilmiş olması çok önemlidir.

Evlenme geleneklerine geçmiş ve günümüz açısından genel olarak baktığımızda, çok az uygulamanın yerini koruduğunu, pek çok uygulamanın ise değiştiğini ve artık güncelliğini yitirdiğini görüyoruz. Ekonomik uğraşlar ve ilişki kurulan çevreler, eğitim, ulaşım, iletişim, teknoloji vb. alanlardaki gelişmeler buna neden olmaktadır.” (Cingöz, M.: Anadolu’da Evlilik Gelenekleri ve Düğün.)

Yörede geleneksel takvimle ilgili adlandırma ve uygulamalarda, bütün bir yıla yayılan, özellikle tarım faaliyetleri önemli rol oynamaktadır.

Halkın sağlık/hastalıkla ilgili geleneksel uygulamaları içinde yer alan bazı hastalıkların tedavileri genellikle bitkisel ve hayvansal drogların kullanımları çerçevesinde, bir bakıma rasyonel bir görünüm sergilemektedir.

Yararlanılan Kaynaklar

Kitap ve Makaleler

-Halk Kültürü Belgeliği Kümeleme Kılavuzu, Ankara 2001, s.174

-Meltem Cingöz, Anadolu’da Evlilik Gelenekleri ve Düğün, s.136 (Yayımlanmamış makale.)

-Özhan Öztürk, Doğu Karadeniz’de Halk Takvimi: Eski Hesap, www.ozhanozturk.com Erişim: 20.08.2018.

-Turhan Baytop, Türkiye’de Bitkiler İle Tedavi, İstanbul 1999, s.480

Dipnotlar
*12-14 Ekim 2018 tarihleri arasında Akçaabat’ta düzenlenen “Uluslar arası Dünden Bugüne Akçaabat Sempozyumu”nda sözlü bildiri olarak sunulmuştur.
**Etnolog, “Meltem Cingöz Halk Kültürü Araştırmaları”, Ankara, alparslansantur@hotmail.com
1. Derlemeler, 2010 yılında kaybettiğimiz ve sevgiyle andığım eşim Folklor Araştırmacısı, Halkbilimci Meltem Cingöz Santur tarafından gerçekleştirilmiştir.
2. Genel olarak acıçiğdem olarak adlandırılan bitkinin Latince adı Colchicum, Doğu Karadeniz ile Güney Kafkasya arasındaki bölgenin eski ismi (Kolkhis) den gelmektedir. Bölgede C. Speciosum Steven türü yaygındır. Bitkinin Sonbaharda çiçek açan türlerine halk arasında Güzçiğdemi, Kalkgit, Vargit, Morca gibi isimler verilmektedir. Bu isimler bitkinin sonbaharda çiçek açması (Güzçiğdemi), çiçekler görününce yayladan inme zamanının geldiği (Kalkgit, Vargit) veya çiçeğin rengi (Morca) ile ilgilidir. (Baytop, T. 1999: 139)
3. Genel olarak (Civanperçemi) olarak adlandırılan Achillea millefolium L. bitkisinin, (Tilki Kuyruğu, Yılan Dili) olarak adlandırılan A. Setacea Waldst. türüdür. Anadolu’da yaygındır. 10, 80 cm boyunda, sık tüylü, parçalı yapraklı, beyaz çiçekli, çok yıllık, otsu bir bitkidir. Torul (Gümüşhane) yöresinde de aynı amaçla kullanılmaktadır. (Baytop, T. 1999: 177)
4. Söz konusu adla belirtilen bitkinin, literatürde yer alan ve yine Kızılağaç olarak adlandırılan ve yapraklarının idrar artırıcı, kabuklarının kabız ve kuvvet verici etkileri olduğu belirtilen Latince Alnus glutinosa türü ile ilgisi olup, olmadığı belirsizdir. Dolayısıyla yörede bulunan başka tür bir bitkinin aynı adla anılması da muhtemeldir. (Baytop, T. 1999: 370)

(Visited 16 times, 1 visits today)