“Karaçadır is mi tutar
Yağlı mavzer pas mı tutar
Anam ağlar bacım ağlar
Elin kızı yas mı tutar.”

Türk topluluklarının en eski barınak biçimi olan çadır, İç Asya’dan Balkanlara, Doğu Avrupa’dan Anadolu’ya kadar bu toplulukların yerleştikleri ve yaşadıkları her coğrafyada yaygın bir şekilde kullanılmıştır. Konar-göçer bir hayat tarzı süren bu topluluklar için çadır hayati önemi olan vazgeçilmez bir unsurdur. Zira bu hayat tarzına en uygun konut türü çadırlardır. Çeşitli Türk topluluklarının XI. yüzyıldan itibaren Anadolu yarımadasına yerleşmeye başlamasıyla birlikte çeşitli çadır türleri Anadolu’nun kültürel zenginliği içerisinde yerini almıştır. Bu çadır türlerinden birisi olan karaçadır yağmuru, karı, güneşi geçirmeyen keçi kılından örme bir çadır örtüsü ile bu örtüyü ayakta tutan direkler ve iplerden müteşekkil, dikdörtgen planlı bir çadır türüdür. Renginden dolayı Anadolu’da genellikle “karaçadır” olarak anılan bu çadır tipi “Yörük çadırı”, “kıl çadır” ya da “çul çadır” olarak da adlandırılır. Karaçadır temel olarak direkler, kazıklar, ipler (bağ) ve çadır bezinden oluşur. Direk sayısı bölgelere, aşiretlere ve çadırın sahibinin toplumsal statüsü ile ekonomik durumuna göre değişebilmektedir. Anadolu’da Yörükler ve Doğu Anadolu’nun göçer aşiretleri tarafından kullanılan karaçadır Anadolu dışında Ortadoğu, Asya ve Afrika’da yaşayan çeşitli göçebe halklarda da karşımıza çıkmaktadır.

Kaynak:
Davulcu, Mahmut (2011). “Konar-göçer Sarıkeçili Yörüklerinde Barınma Kültürü”, VIII. Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir, 21-24 Kasım 2011.

Foto: Mahmut DAVULCU

(Visited 63 times, 1 visits today)