Havut, develere binmek ve yük sarmak amacıyla kullanılan bir semer çeşididir. Ayrıca devenin sırtını ve hörgücünü soğuktan ve güneşten koruma işlevi de bulunmaktadır. Bunun yanı sıra güreş sırasında deveyi koruyan havut ayrıca develerin ayrılmasını da kolaylaştırır. Havut kelimesi Türkçe’ye Farsça’dan (hevīd) geçmiştir.

Havutlar hataplı ve hatapsız olmak üzere ikiye ayrılır. Hatapsız havut, dorum adı verilen genç develeri yüke alıştırmak amacıyla iki yaşından itibaren sırtlarına vurulan havut çeşididir. Hataplı havut ise esas olarak yük taşımak amacıyla kullanılır. Hatap, havudun ahşap aksamıdır. Güreş develeri hataplı havutlarla güreştirilir. Günümüzde güreş develerinin tamamında “Aydın havudu” olarak tabir edilen Batı Anadolu kökenli havutlar kullanılmaktadır. Bu havutlar son derece süslü, renkli ve gösterişlidir. Ülkemizde turizmin gelişmesi ve deve turlarının yaygınlaşması ile “turizm havudu” adı verilen üçüncü bir havut türü de tekâmül etmiştir.

Havuda duyulan ihtiyaç ve havut yapımı tarih içerisinde “havutçuluk” adı verilen bir zanaat ve “havutçu” olarak adlandırılan bir meslek grubunun oluşmasını da sağlamıştır. Havutçuluk usta-çırak ilişkisi içerisinde aktarılan ve tümüyle el emeği ve aletlerine dayanan geleneksel bir meslek ve sanattır. Bu geleneksel meslek günümüzde büyük ölçüde deve güreşleri sayesinde ayakta durmaktadır.

Günlük hayatta çokça kullandığımız “deveyi havuduyla yutmak”, “havuduyla götürmek” gibi deyimler ise deve semerinin sözlü kültürümüzdeki yansımalarıdır.

 

Fotoğraf: Havutlanmış bir güreş devesi/2017/Antalya-Aksu/Mahmut Davulcu

Kaynak: Davulcu, Mahmut (2017), “Antalya Yöresi Deve Güreşlerinde Gelenek ve Değişim”, Türkiye’de Devecilik Kültürü ve Deve Güreşleri (Ed.: D.Ertürk), Ankara: Gece Yayınları, 137-199.

(Visited 70 times, 1 visits today)