Arapça sema, sima kelimesinin Anadolu ağızlarında aldığı şekillerden birisi olan semah, Anadolu’nun çeşitli yörelerinde samah, semah, zamah, semağ biçimlerinde de söylenmektedir. Anadolu Alevilerinin dinsel törenleri olan cemlerdekı on iki hizmetten biri olan semah, inanca göre ilk olarak Kırklar Cemi adı verilen ve günün birinde dünyayı düzelteceklerine inanılan, aralarında Hz. Muhammed ile birlikte Hz. Ali ve Hz. Fatma’nın da bulunduğu kırk kişinin gizli toplantısında yapılmıştır.

Anadolu’nun her yöresinde o yöreye özgü semahlar vardır. Semahların şekillenmesinde, yörelerin müzik karakterleri ve ritm özelliklerinin büyük etkisi görülür. Semahların yüzyıllardır yazıya geçirilmeden nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar gelmeleri ve günümüzde de bu özelliklerini büyük ölçüde korumaları, semahlarda ezgi ve söz bütünlüğünün korunmasını güçleştirmekte ve farkl ı şekillerde yorumlanmalarına neden olmaktadır . Anadolu’nun bazı bölgelerinde yapılan semahlardan birkaç tanesi şunlardır: Kırklar, Kırat, Turnalar, Gönüller, Demgeldı, Ali Yar, Hub Yar, Alı Nur, Çark Nur, Garipler vb. Yörelere göre uygulamalarda küçük farklılıklar olmakla birlikte semahların yapılışında uyulması gereken temel kurallar, ortaklık gösterir.

Semahların büyük bir çoğunluğu kadın erkek karışık yapılır. Samaha kalkacakların birbirleri ile evli olmak zorunlulukları yoktur. Bazı bölgelerde yalnız kadınların ya da yalnız erkeklerin yaptığı semahlara da rastlanmakla birlikte yaygın olanı kadın erkek birlikte yapılanlardır ki içeri semahlarında evli ve musahipli çiftlerin semah yapması kesin bir kuraldır. Semahlarda semah yapanların sayısı konusunda çoğunlukla bir sınırlama yoktur. Daha çok içeri semahlarında sayı konusunda sınırlama yapılır. Semahı , semahçılar birbirini tutmadan ve birbirine dokunmadan, daire şeklinde dizilerek ya da karşılıklı durarak yaparlar. Semaha duruş, kadın ve erkeğin selamlaşmasıyla başlar. Semaha davet, yörelere göre farklılık gösterir. Kimi yörelerde kadın erkeğin elinin içini öper, kimi yörelerde ise kadın erkeğin sağ omzuna niyaz eder. Kadının erkeğin ayağına niyaz ettiği yöreler de vardır. Omuz omuza ve cemal cemale niyazlaşma da yapılır.

Zakirler tarafından okunan nefes, deyiş ve düvazlardan sonra dede, semah duasını okur; “Bismi Şah Allah Allah, Üçler, Beşler, Yediler, Kırklar aşkına, Allah, Muhammed, Ali, Hünkar Hacı Bektaş Veli huzurunda semahımız vardır. Gerçek erenler demine hü…” Bundan sonra semah yapacak olanlar niyazlaşırlar. Zakirin çaldığı “cuş” havasından sonra -ki bunun kuralı üç kez çalınmasıdır- semah yapılmaya başlanır. Semahlarda gerek ağırlama, gerekse yeldirme bölümlerinde semahçılar kesinlikle dedeye arkalarını dönmezler, dedenin önüne gelen her semahçı baş eğip, el göğüs edip geçer. Semah dörtlükleri okunurken mısraların ortasına “eyvallah şahım, a şahım” gibi sözler ilave edilir. Bu sözler söylenişte ya da ezgide bir farklılaşmaya yol açmaz. Semahların son dörtlüğünde söz sahibinin adı geçtiğinde, cemde bulunanlarca sağ el dudağa değdirilmek suretiyle niyaz edilir. Semah bittiğinde semahçılar oldukları yerde, sağ ayak baş parmağı sol ayak başparmağı üzerine, sağ el sol el üzerine gelecek şekilde göğüs üstünde bağlanır. Vücut hafifçe öne doğru eğilir. Oturanlar da aynı şekilde secde durumuna gelirler. Bu harekete “dara durma” denir. Bu arada dede “Allah Allah, Nuru Nebi Keremi Pirimiz üstadımız Hünkar Hacı Bektaş Veli, On ıkı İmam, On dört Masum Pak, On yedi Kemerbest, Doksan bin Horosan Eri, nazarları üzerimizde hazır ve nazır ola, münkürler, münafıklar, berbat ola, geceler hayrola, semahlar kabul ola, hayırlar fethola, şerler defola, Hünkar Hacı Bektaş devranına hü…” diyerek semahın bitiş duasını yapar.

Konuyla ilgili daha fazla fazla bilgi için; Yaşayan Alevilik

(Visited 134 times, 1 visits today)